salihli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
salihli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Eylül 2016

sardes a.k.a. sart harabeleri


senelerdir salihli'ye gidip gelirmişiz de ilkay'ı bi sart'a götürmemişim. üstüne üstük bi de hep anlatıp duruyormuşum sart şöyle güzel, tapınağı böyle güzel diye. söz vermişim hatta! hatırlamıyorum ama bu hassas yerimdir; bi söz verdiysem tutarım. o konuda hala angaralıyım. kalkın da yola düşelim, dedim. --böyle artistlendiğime bakmayın salihli'den sart'a gitmek 10 dakikadan fazla değil. yani benimkisi harbiden süzme eşeklik--

31 Ağustos 2016

neşekronik - 2


daha dün neşe'nin 5. yaş gününü kutladık. bize katılacağının haberini aldığımda bu blogda artık yazdıklarımın amacının değiştiğini, bu blogu ileride okursa, bizim gezi günlüğümüzü okuyabilsin ve bizim ne menem insanlar olduğumuzu anlayabilsin diye yazacağımı söylemiştim. annemin babamın olsaydı ben çok eğlenirdim. blog yazma devri kapanıyor ve de hayatlarımız da değişiyor; artık kimse 160 karakter fazlasını okumuyor. benim de entry'lerim arasında uzun aralar var artık. neşe büyüyünceye kadar google blogspot'u hala destekler mi? sanmam. belki bizim gibi bi kaç insanı mutlu etmek adına açık bırakır bu servisi antika namına. neyse.. artık neşe için de yazdığım bu blogda 2 yaşından sonra neşe yok! 2012 kasımdan beri. olacak şey değil. hızlı bir neşe geçişi olacak bu konu. uyarı! ağır çocuk fotoğrafı içerir. geziler için bloğumu takip edenler kusura bakmasınlar :)  

15 Kasım 2012

marmara gölü



kurban bayramında yine salihli'deyiz. yiğenimin karizmatik bir facebook profil fotoğrafına ihtiyacı varmış acilen! bayramın öncesinden tutturdu benim fotoğraflarımı çek diye. aslında hiçbir fikrim yok, bu profil fotoğrafı nasıl bir şeydir? benim facebook'taki arkadaşlarımin profilleri genelde sloganlardan oluştuğu için bilmiyorum. hele ki "yeni genç bir erkeği çekici kılacak (!) fotoğraf nedir" sorusu çok meydan okuyucuydu benim için. neyse, uzatmayayım. bahane oldu, fon güzel olsun bari diyerek marmara gölüne gittik. işte oradan devam...


27 Eylül 2012

antropokronik

elimdeki fotoğrafları eritme konusunda hedefime çok yaklaştım. artık her sene yaptığım gibi buraya bir türlü konamayan ama hep aklımda kalan fotoğrafları allem edip kallem edip buraya koyacağım. sonra ne yaparım hiçbir fikrim yok.


hadi başlıyoruz. geçen sene kurban bayramı. 1 haftalığına salihli'deyiz. 6-13 kasım 2011 tarihleri arasında hem kurban bayramı, hem düğün hem de mevlüt yapıyoruz. etnografik şölen :)

30 Temmuz 2012

ska ska saka



geçen kasım ayından. kurban bayramı için salihli'deyiz. bir ara kaçtık. güya kuş fotoğrafı çekmeye gittik. tamam kuş var da.. aman neyse. çekemediydik yine. oynadım da şunlar oldu işte. instagram niyetine. saka maka.


31 Aralık 2010

bir paragrafla elde kalmışlar

 2010 berbat geçen bir yıl oldu işin aslına bakılırsa. her şeyden evvel neredeyse her ay düzenli olarak hastaneye gittik. bahanemiz hiç eksik olmadı ki! annem, babam, kaynanam, kaynatam, teyzem, yengem, ablam, abim, yiğenim, kayın amcam, kayın dayım, kayın komşum....  ve nihayetinde ben! bu kurban bayramını kazasız belasız geçiremedik şu uğursuz 2010 yılı yüzünden. bıçağı müthiş bir isabetle baş parmak tendonuma soktum, sonra ameliyat oldum, sonra dikiş yerim iğrenç bir hal alınca doktorlarla beraber panik olduk. önce bir ameliyat daha dediler, sonra şarbon olabilir dediler, en nihayetinde orf olduğum anlaşıldı. 6 haftadır evde yatıyorum hiçbir şey yapmadan. ama neyse ki  2010 bitiyor :) 

(ayrıca 31 ocak 2010 tarihi itibarıyla sigarasızlığın 150. gününü de devirmiş bulunuyoruz. 6. ay sendromu feci !!)


ben de sene bitmeden elimdekilerin bir kısmından daha kurtulayım da rahata ereyim dedim. buyrun;


9 Temmuz 2010

elimde kalanlar - 2

 lajvard blogunda çektiği nilüfer fotoğraflarını koyunca "özendim şimdi. ben de çektiğim kurbağa fotoğraflarını koyayım bari" demiştim. beni ne kadar ciddiye aldı bilemem ama o da kaplumbağa fotoğrafları koymayı taahüt etti. elinde harbiden var mı bilmem, eğer yoksa dağda tepede günlerce fotosu çekilecek kaplumbağa arayacak sanırım :) ama bende gerçekten de vardu kurbaa fotosu. ne diyeyim o düşünsün!


buradaki fotoğraflar 23-24 nisandaki salihli'ye aile ziyaretimizden. aslında piknik yaptık, et yedik, çekirdek çitledik bol bol. ama kimsenin canı kalmasın şimdilik diyerek o fotoları mümkün olduğunca pas geçiyorum. "elimde kalanların" ikinci postası işte o günlerden....

30 Nisan 2010

bükme

uzun süreden beri bizimkileri göremedim. artık bir sınıra gelmiş olsak gerek ki telefon açıp "haftaya oradayız. toplayın milleti de bir bükme yiyelim" dedik. sağolsun milleti haberdar etme ve işleri organize etme işini annem üslenmiş. köye gittik, bükmelerimizi yaptık da afiyetle yedik. hatta bu yeme işini o kadar abarttık ki "özlemek bahane yemek şahane" durumuna düştük. yok vallahi değil. özlediğimiz için gittik, yemek bahane! 


ilk gittiğimiz gün toplaşıp piknik yapmaya gittik. ama o daha sonraki konuya kalsın. fotoğrafları makineden bilgisayara atarken şu fotoğrafları yeniden gördüm de burnumda tüttü mübarek. bir an önce buradan başlamak gerek!

16 Aralık 2009

gediz'in bereketi

şimdi efendim. bloglardaki konulara başlık bulmak gerekiyor ya ben orada çok sorun yaşıyorum. eskisi gibi mekan-tarih formatlı başlıkların çok can sıkıcı olduğuna karar vermiştim. şimdi de kıvranıyorum. şimdi bu başlıktaki fotoğrafları anlatacak ne başlık bulayım?

gediz'in bereketi dedim bende. bir trt2 belgeseli kıvamında. hani şu 50li yaşlarda kısa saçlı bir kadının "anacığım" diye konuştuğu geri fonda bolca bağlama çalan belgesel kıvamı. ama konunun içini de doldurmam gerekiyor böyle bir başlıktan sonra.

foto-belgesel deneyimdir...


8 Aralık 2009

anneannemin kurbanı

eskiden rahmetli anneannem yapardı bu işleri. bayram namazına herkesi o uyandırır, namazdan dönenleri o karşılardı. hemen elini uzatmazdı. o kadar telaşlı olurdu ki o sabahlarda bayramlaşmayla bile vakit geçirmek istemezdi. 'hadi mamudum, hadi mustavam, hadi hatçem' diye diye ahaliyi bir önce işe koşardı. koçlar ardı ardına devrilirdi. köyde 5-6 kurban kestiğimiz olurdu. ve anneannem hepsinin işinin o gün bitmesini isterdi.

7 Aralık 2009

kurban olam ben sana

en sevdiğim bayram. kurban bayramı...
insanın bu bayramda yörüklük damarı tutuyor.


eskiden o güzelim koçlar eve getirilirdi. biz onları beslerdik, oynardık onlarla. bayramda da kesip bir güzel yerdik. hem de hiç psikolojik sorun yaşamazdık. işte bu son bayramda nedense bakamadım hayvanın gözlerine. sanki suçluyumuşum gibi. ama kestikten sonra da dediğim o damar tuttu. oturup afiyetle yedik. allah kabul etsin...



29 Ekim 2009

dağ üstü bulut

bu bizim evden bozdağların yamaçlarının görünümüdür..

memlekette bir kahvaltı

ramazan bayramında istanbul'da sergicibaşı olduğum için gidemediğimiz salihli'ye 2 hafta gecikmeli olsa da gidebildik ilkay'la. özlemişim herkesi..


aslında bu fotoları buraya koyup koymama konusunda tereddütler de yaşadım. çünkü çektiklerimiz klasik aile fotoğraflarının ötesine pek geçememiş ne yazık ki. olsun! bu blogda bizimkilere dair bir başlangıç da yapmak gerekiyor (gerçi teyzemle bir giriş yapmıştım ya!) -malum önümüzde kurban bayramı var. bu da demek oluyor ki güzel güzel fotolar gelecek ileride. bunlar ısınma turları olsun :)

10 Ağustos 2009

salihli


akhisar'dan aytaç'la özlem'in sözünden dönüyorduk. ben, ilkay, burcu ve cemal aynı arabanın içinde. salihli'ye girerken gördük. şansıma fotoğraf makinesini kurcalıyordum. bastım deklanşöre. haa buraya neden mi koydum? iki nedenle: hareket halindeki bir arbadan yaptığım ilk çekim, ve de o su kanallarında biz de aynı şeyi yapardık köyde. pek gelip geçen olmazdı köylü dışında. ama farkettim de pek bi komikmiş yahu :)



/ 9 agu 09