uzun bir aradan sonra yine ben! gerçi 20 gün olmuş ama bloglama için uzun bir ara. neden bu kadar geciktim sorusuna verecek yanıtım "fotoğraf çekmiyorum da ondan" değil. fotoğraf çekiyorum yine, arada, sırada. yalnız şöyle bir durum oluştu. google analytics sayesinde siteye kimler neden gelmiş az çok görebiliyorum. son zamanlarda "grup yorum" konseri ile ilgili aramalar sonucu buraya gelmiş ve takip etmeye karar vermiş olan bir çok izleyici var. ve ben buraya ne koyacağımı o yüzden biraz şaşırdım. blogu yapmaya ilk başlarken çektiğimiz fotoğraflar üzerinden bir foto-günlük gibi bir şey olsun istemiştim. yani yediğimiz, içtiğimiz, gittiğimiz, katıldığımız, sinirlendiğimiz, eğlendiğimiz, güldüğümüz şeyleri fotoğraf üzerinden bellekte tutmaktı asıl amacım. ankara'ya mahkum bir çalışan olduğumuz için ve bittabi ankara'da ve ülkede olup bitenlere sadece seyirci kalamayacağımız için blogda bolca eylem ve foto-haber etiketli başlık oldu. bu biraz blogun gidişini kaydırdı. oysa bu blogu kafamda tasarlarken amatör fotoğrafçı olarak "sanatsal fotoğraf", "eylem fotoğrafı", "aile, eş, dost fotoğrafı" ve/veya "gezi fotoğrafları" diye bir ayrım yapmamıştım. yani hem gündem içinde ne hissetiğimiz olacaktı hem de eşin dostun düğünü sünneti, hem gezdiğimiz yerlerden anılar olacaktı hem de kedilerin zıpırlıkları. şimdi o yüzden gerginim. belli google aramalarından dolayı burayı takibe geçmiş kişilere "biz antakya'dayken ..." veya "biz bilmem nerede içerken ...." diye başlayan cümlelerle bizim kendi fotoğraflarımızı mı sunacağım?
maalesef öyle... blogun bir şekilde takip edilmesi hoşuma gitmiyor da değil tabi. gidiyor. ama yaşam da (yaşamım da) devam ediyor. kimseye bir şey vaad etmedim ama kendi kendime olay çıkardım. neyse, dostlar, ben devam ediyorum. günlüğe düşülmesi gereken notlarla...
uzun süredir düzenlediğim ama fırsatını ve bahanesini bulup da buraya koyamadığım fotoğrafları fotoğraf makinesine kavuşmamızın 1. yılı şerefine buraya eklemeye başlıyorum... konu, kişi, mekan ve zaman bütünlüğü yoktur....
denizli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
denizli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Temmuz 2010
25 Şubat 2010
dilek deniz'i seviyor...
karşınızda yeni sözlüler, yeni nişanlılar! pek tabi onlar da işe bir nikah olsun diye başlayanlardan :) ne gerek var ki, biz istemiyoruz ki, biz farklıyız ki gibi türlü söylemlerle girişilen iş haliyle onların dediği gibi olmadı. haliyle diyorum çünkü bunun ilk örneğini biz teşkil ediyoruz (o zaman bile bülent abi gelip biz de bi nikah yeter diyorduk ama davullu zurnalı yaptık düğünü demişti). biz demiştik, boşuna çabalamayın, aileler ne isterse o oluyor. bkz: biz, ali-pınar, aytaç-özlem. cemal'le burcu pek uymuyorlar bu tanıma gerçi. neyse, efendim bi nikah diyerek yola koyulan ama şimdiden bohçalı, salonlu nişanlanan dilek hanım ve deniz bey....
--bence dilek o mor ya da pembe gelinliğimsi şeylerden giymeliydi :)
22 Şubat 2010
bohça
nihayet beklediğimiz tarih geldi. 20 şubat 2010. kızımız dilek'i oğlumuz deniz'e aldık. veya şöyle de denilebilir: kızımız dilek'i oğlumuz deniz'e vardik. nasılsa ne alanız ne de veren ya, hatta hem alanız hem veren, en çok biz eğlendik, karlı çıktık :) dilek ve deniz telaşını çekti, tüm gerginlikleri yaşadı, keyfini biz sürdük vesselam...

ani bir kararla lüks doğu karadeniz seyahat ile afyon'a, oradan şans eseri de kamil koç ile denizli'ye geçtik. aytaç'ın uçağından evvel denizli'ye ulaşmış olduk. deniz aytaç'ı almaya geldiğinde bizi de görsün şok olsun dedik. oldu. zaten şu söz/nişan olayında her şey de çok güzel oldu :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

