prag prague praha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
prag prague praha etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2011

prag III

 işte gelmek istediğim yerdeyim. eski şehir meydanı, namı diğer stare mesto. bir önceki gün yemek sonrası yaptığım yürüyüşün benim için en can alıcı noktasıydı burası. aklıma koydum ya, öyle ya da böyle geleceğim buraya. gece gördüğüm haliyle beni yeterince çarpmıştı, gündüz darmadağın etti af edersiniz..


burayı doluyken göreyim diye seçmiştim. etrafındaki bunca çeşitlilikten bihaberdim. hele ki gece kapalı olan şu yukarıdaki kırmızı standlarda ne olacağına dair fikrim yoktu. az çok bizdeki turizm bölgelerindeki standlara benziyor. bol bol anısal obje, yerel ürünler ve gıda. alkolü de sayın bir zahmet. ama şöyle bir fark var: bizdeki turizm bölgeleri istanbul dışında genelde coğrafik oluşumlarla beslenirken burası tümüyle etrafındaki şehirle, sanatla besleniyor. ben yanlış olduğunu bile bile "mimari" olarak etiketliyorum bu başlıkları, ama lugatımda bunu ifade edecek yeterli kelime yok. işte prag gezimin son notları...   

8 Aralık 2011

prag II


özgürleştikten sonra ne yapacağıma karar vermek çok zor oldu benim için. ya hep savunadurduğum gibi yapıp, sokak aralarına dalıp gerçek pragla yüzleşecektim ya da akıntıya bırakıp dolanacaktım ki bu asıl olarak turistik mekanlarda kalmak demekti. çok fazla zamanım yoktu. dönünce başka yerlerde prag fotoğrafları görüp de oraları da görsem iyi olurdu aslında dememek için ikinci yolu seçtim. akıntıya saldım kendimi. zaten "gerçek" prag yaşamı nerede akıyordu, onu da hiç göremedim. bize hep o dolaştığımız bölgelerde pek çek yaşamadığı söylenmişti sadece. kıçımı yırtsam da ortalama bir turist gibi hep orada yaşayanlara çok sıradan gelen şeyleri ilginç bulacağım için ve bu yüzden de hep outsider olacağım için boş verdim. ama benim rahat rahat gezdiğim prag kısmını da pek sevdim...

7 Aralık 2011

prag kalesi


prag'daki son görüşmelerden sonra öğleden sonrası bize kaldı. ne mutlu! idi. ta ki kimlerle gezdiğim aklıma düşünceye kadar. sevgilininin, eşinin, dostunun değil de görev kağıdında senin adınla beraber kimin adı varsa  orada onlarla berabersen, sen de tüm asabiyetinle surat asıp duruyorsun. aradaki makul tekliflere dahi 'hayır' demek alabileceğin tek intikam oluyor. haksızlık da ediyorsun haliyle. tek tesellim prag'ın aslında o kadar da uzak olmadığı. buraları kafamca gezebileceğim bir toplamın listesini oluşturuyorum şimdiden. hazırlanın millet yola çıkıyoruz...


22 Kasım 2011

masal


gereğinden fazla duygusal bir isim verdim bu başlığa diye her türlü alaycı bakışı sindirmeye hazırım ! :) ama napayım prag'ı görünce hissettiğim şeyi anlatan (ve bu açıdan da bildiğim en iyi) kelime bu. diğer alternatifler büyü, sihir, mucize veya 'oh my lord' gibi bir hayret nidası olunca elden başka bir şey gelmedi. neyse, işte benim için ilk gün prag...

19 Kasım 2011

cycling prague


prag'da kalacağımız otelin resepsiyonunda check in beklerken dışarıdan zil sesi duydum, önemsemedim. sonra gözüm lobbydeki elemanın arkasındaki aynaya takıldı da gözlerime inanamadım. arkamdan yüzlerce bisikletli geçiyordu. hemen tüm işleri bırakıp caddeye fırladım elimde fotoğraf makinesiyle (resepsiyondan iyi küfür yemişimdir herhalde). rehberimiz jitka'dan öğrendim. her ay bir gün belirlenip "critical mass"-vari bir etkinlik yapılıyormuş güzergahı belli bir rotada. o akşamdan sonra eylemin web sitesine baktım. o gün önümden 3000-3500 civarı bisikletli, patenci, scooter vs. geçmiş :) kıskandığımızla kaldık yine...